Dünyanın en korkulan hapishanesinde müzik stüdyosu! Çete lideri bile nasıl şarkıcı oldu?

Haber gorseli

Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – Orta ve Batı Afrika’nın kesişim noktasında yer alan ve yaklaşık 30 milyon nüfusa sahip Kamerun, yüksek suç oranları nedeniyle güvenlik açısından riskli ülkeler arasında gösteriliyor. Ülkenin yaklaşık 4 milyon nüfusa sahip en büyük şehri Douala’da kapkaç, yankesicilik ve silahlı soygun gibi vakaların yoğunluğu sebebiyle birçok ülke vatandaşlarını buraya seyahat ederken dikkatli olmaları konusu nda uyarıyor. Resmî verilere göre ülkede 76 cezaevi bulunuyor ve bu tesislerin doluluk oranının yüzde 164,3 olduğu tahmin ediliyor. Kapasite aşımı, cezaevlerindeki güvenlik risklerini ve tehlikeleri daha da artırıyor. Bu ortamda ülkenin en tehlikeli cezaevlerinden biri olarak Douala’da bulunan New Bell Öne çıkıyor. 

Douala şehrinde yer alan ve 1900’lü yıllardaki Alman sömürge döneminden kalan cezaevi, kapasitesinin çok üzerinde mahkûm barındırması sebebiyle ülkenin en kötü şöhretli kurumlarından biri olarak biliniyor. Uluslararası Af Örgütü ve Birleşmiş Milletler raporlarında cezaevinin yasal ve insani standartlara göre belirlenmiş resmî kapasitesi 700 kişi olarak kabul ediliyor. Ancak insan hakları örgütlerinin çalışmalarına göre New Bell’de 4 binden fazla mahkûm kalıyor.

ŞEHİR İÇİNDE BİR ŞEHİR GİBİ 

Kötü şöhretiyle tanınan New Bell, sahip olduğu mevcut koşullar nedeniyle birçok kişinin gözünde bir cezaevinden ziyade şehir içinde kurulmuş ayrı bir yerleşim yerini andırıyor. Gardiyan sayısının yetersizliği sebebiyle devlet otoritesinin zayıf kaldığı tesis, mahkûmların kendi oluşturdukları sosyal düzene göre işliyor. Tesis içinde postacılık yapan, güvenliğin sağlanmasında gardiyanlara yardım eden ve pazarcılıkla geçimini sağlayan mahkûmlar yer alıyor. Hatta bu düzen içinde müzik yapıp seslerini dünyaya duyurmayı başaranlar bile var. 

Hapishanede mahkûmlarca kurulan ve eski bilgisayarların bulunduğu küçük bir kayıt odası, müziğe yeteneği ve ilgisi olan mahkûmları kendi çaplarında birer müzik yıldızına dönüştürüyor. Bunun en dikkat çeken örneklerinden biri ise ülkenin en korkulan çete liderlerinden Empereur. Çete liderinin, hapishane içinde “Jail Time Records” adıyla kurulan müzik stüdyosunda çekilen klibinin video platformlarında 24 bin izlenmeye ulaştığı biliniyor. 

 Empereur

Mahkûmların seslendirdiği şarkılar Güney Afrika, ABD ve Arjantin gibi uzak ülkelerde yüksek izlenme sayılarına ulaşıyor. Ünü her geçen gün artan Jail Time Records kayıt stüdyosunun, bu yılın başlarında cezaevi avlusunda mahkûmlar için büyük bir konser düzenlediği biliniyor.

‘MÜZİK SAYESİNDE DÖRT DUVAR ARASINDA KALMIYORUZ’ 

Cezaevindeki ilkel müzik stüdyosunun kurucuları; müzik yapmanın mahkûmlara iyi geldiğini ve ortamdaki tansiyonun düşmesine yardımcı olduğunu ifade ediyor. BBC’ye konuşan Jail Time Records’ın kurucu ortaklarından eski mahkûm Steve Happi, müzik yapmayı bir direniş aracı olarak tanımlayarak “Burada gerçekten dostluğu, sevgiyi paylaşabiliyoruz ve sesimiz duyulabiliyor. Artık dört duvarı düşünmüyor, müzik sayesinde özgürlüğü buluyoruz.” şeklinde konuştu. 

İnsan Hakları İzleme Örgütü 2022’de yayımladığı raporda, cezaevinde 4 bin 700’den fazla mahkûmun bulunduğunu aktardı. Bu durum, tesisin kapasitesinin çok üzerinde insan barındırdığı anlamına geliyordu. Koşulların zorluğu, mahkûmlar arasındaki gerginliği de tırmandırıyordu. Yetersiz hijyen nedeniyle yaşanan salgınlarda çok sayıda mahkûm hayatını kaybetti. 2008’deki bir firar girişimi sırasında ise gardiyanlar 16 mahkûmu vurarak öldürdü. Müzik stüdyosu, tam da bu tür olaylara karşı mahkûmları rehabilite etmek ve sakinleştirmek amacıyla 2018 yılında İtalyan sanatçı Dione Roach ile hapishanedeki mahkûmlardan müzik yapımcısı Steve Happi ortaklığıyla kuruldu. Roach, cezaevinde katıldığı gönüllü bir etkinlikte bir grup mahkûmun rap yapmasından etkilendi ve cezaevi yönetiminden stüdyo için izin istedi. Yönetimin yeşil ışık yakması üzerine Roach, o esnada cinayet suçlamasıyla New Bell’de haksız yere tutuklu bulunan (iki yıl sonra beraat eden) ses mühendisi ve yapımcı Steve Happi ile birlikte Jail Time Records’u hayata geçirdi. Giderek ünlenen stüdyonun ilk kadın sanatçısı, 2022’de Show Me The Way şarkısıyla çıkış yapan Jeje oldu. 

Jeje

Jail Time Records’un kurucuları benzer projeleri farklı Afrika ülkelerinde de uygulamak istiyor. Roach ve Happi bu amaçla 2023 yılında Burkina Faso’nun başkenti Ouagadougou’daki merkez hapishanesinde bir müzik stüdyosu daha kurdu. İkili, bu stüdyonun arkasındaki hikâyeyi çekilen belgesellerle dünyaya duyuruyor. New Bell Hapishanesi birçok kişi için korku dolu bir yer olarak anılsa da Happi’ye göre pek çok mahkûm için ‘kendilerini bulacakları bir ışık’ niteliğinde. Konu hakkında konuşan Happi, “Bundan önce katı bir zihniyete sahiplerdi; kendilerini dünyaya karşı bir savaşın içindeymiş gibi hissediyorlardı. Artık önemli olduklarını ve toplumda bir yerlerinin bulunduğunu hissediyorlar.” dedi. 

“Bu esasen bir rehabilitasyon süreci. Cezaevine hiçbir ön yargı olmadan giriyoruz ve bu tür bir işe gerçekten yaklaşabilmemizin tek yolu bu. Müzik, yaratıcı bir süreç olmasının yanı sıra bir kendini keşfetme yoludur. Cezaevi yönetimi de bu girişime oldukça sıcak yaklaştı. Kamerun son derece müziksever bir ülke, herkes müziği seviyor. Cezaevi müdürü bu yıl yapılan konsere katıldı ve sanatçılarla birlikte dans etti.” – Steve Happi

Author: Fatma Aydın